Boşanma davasında maddi ve manevi tazminat, evliliğin sona ermesinden kaynaklanan ekonomik ve kişisel zararların giderilmesini amaçlar. Ancak boşanan her eş kendiliğinden tazminat alamaz. Tazminata hükmedilebilmesi için boşanmanın gerçekleşmesi, talepte bulunan eşin kusur durumunun uygun olması, diğer eşin kusurlu bulunması ve kanunda aranan zarar koşullarının oluşması gerekir.
Tazminat miktarı da yalnızca eşlerin gelirine göre belirlenmez. Kusurun ağırlığı, evlilik süresi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya neden olan davranışın niteliği, mevcut veya beklenen menfaatlerde meydana gelen kayıp, kişilik haklarına yönelik saldırının ağırlığı ve paranın güncel alım gücü birlikte değerlendirilir.
Dolayısıyla internette yer alan “Boşanma tazminatı maaşın şu kadarıdır” veya “Her evlilik yılı için belirli bir tutar ödenir” şeklindeki açıklamaların hukuki bir karşılığı bulunmamaktadır.
İçindekiler
ToggleBoşanma tazminatının hukuki dayanağı nedir?
Boşanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 174. maddesinde düzenlenmiştir.
Kanuna göre:
- Boşanma nedeniyle mevcut veya beklenen menfaatleri zarar gören kusursuz ya da diğer eşe göre daha az kusurlu taraf, kusurlu eşten uygun miktarda maddi tazminat isteyebilir.
- Boşanmaya neden olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu eşten uygun miktarda manevi tazminat talep edebilir.
Her iki tazminat türü de boşanmanın mali sonuçlarından olmakla birlikte amaçları ve koşulları farklıdır.
Maddi ve manevi tazminat arasındaki fark nedir?
Değerlendirme konusu | Maddi tazminat | Manevi tazminat |
Temel amaç | Boşanma nedeniyle zedelenen ekonomik menfaatleri karşılamak | Kişilik hakkına yönelik saldırının doğurduğu manevi zararı gidermek |
Hukuki dayanak | TMK m.174/1 | TMK m.174/2 |
Aranan zarar | Mevcut veya beklenen menfaat kaybı | Kişilik hakkının saldırıya uğraması |
Kusur koşulu | Talep eden kusursuz veya daha az kusurlu, karşı taraf kusurlu olmalıdır | Karşı taraf kusurlu olmalı; talep edenin eşit veya ağır kusurlu olmaması gerekir |
Ödeme biçimi | Toptan veya koşulları varsa irat biçiminde olabilir | Yalnızca toplu para olarak belirlenebilir |
Tipik örnek | Eşin ekonomik desteğinin ve evlilikten beklenen mali menfaatlerin kaybı | Şiddet, ağır hakaret, aşağılama, sadakatsizlik veya kişilik değerlerine ağır saldırı |
Hesaplama yöntemi | Somut ekonomik koşullar ve hakkaniyet | Olayın ağırlığı, kusur, tarafların durumu ve hakkaniyet |
Aynı olay hem maddi hem de manevi tazminat koşullarını oluşturabilir. Örneğin ağır kusurlu eşin uzun süren sadakatsizliği, diğer eşin hem ekonomik menfaatlerini zedeleyebilir hem de kişilik haklarına saldırı niteliği taşıyabilir. Bununla birlikte iki talebin koşulları ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Boşanmada maddi tazminat nedir?
Maddi tazminat, boşanma yüzünden mevcut veya gelecekte gerçekleşmesi makul şekilde beklenen ekonomik menfaatleri zarar gören eşe ödenen tazminattır.
Buradaki zarar, yalnızca eşin cebinden çıkan belirli bir para değildir. Evliliğin devam etmesi hâlinde yararlanılabilecek ekonomik destek, ortak hayat standardı ve diğer eşin katkısından mahrum kalınması da değerlendirmeye alınabilir.
Yargıtay uygulamasında, boşanma sonucunda eşin en azından diğer eşin ekonomik desteğini kaybettiği kabul edilmekte; tazminat belirlenirken tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile hakkaniyet dikkate alınmaktadır.
Maddi tazminat talep edebilmenin şartları
Maddi tazminata hükmedilebilmesi için aşağıdaki koşulların birlikte bulunması gerekir:
1. Boşanmaya karar verilmiş olmalıdır
Türk Medeni Kanunu’nun 174. maddesindeki maddi tazminat, boşanmanın mali sonuçlarından biridir. Bu nedenle boşanma davası reddedilirse yalnızca TMK m.174’e dayanılarak maddi tazminata hükmedilemez.
Eşin davranışı aynı zamanda bağımsız bir haksız fiil veya başka bir alacak sebebi oluşturuyorsa, farklı hukuki düzenlemelere dayanan talepler ayrıca değerlendirilebilir.
2. Tazminat isteyen eş kusursuz veya daha az kusurlu olmalıdır
Maddi tazminat isteyen eşin tamamen kusursuz olması zorunlu değildir. Diğer eşten daha az kusurlu olması yeterlidir.
Örneğin boşanmaya neden olan olaylarda:
- Bir eş ağır kusurlu, diğer eş az kusurluysa az kusurlu eş tazminat isteyebilir.
- Bir eş tam kusurlu, diğer eş kusursuzsa kusursuz eş tazminat isteyebilir.
- Taraflar eşit kusurluysa maddi tazminata hükmedilemez.
- Tazminat isteyen eş daha ağır kusurluysa talep reddedilir.
Yargıtay, boşanmaya neden olan olaylarda eşit kusurlu bulunan eş lehine maddi veya manevi tazminata karar verilemeyeceğini kabul etmektedir.
3. Tazminat istenen eş kusurlu olmalıdır
Karşı tarafın boşanmaya neden olan olaylarda kusurlu bulunması gerekir. Kusuru bulunmayan eş, yalnızca ekonomik durumunun iyi olması nedeniyle maddi tazminat ödemekle yükümlü tutulamaz.
Bu yönüyle maddi tazminat, yoksulluk nafakasından ayrılır. Yoksulluk nafakasında nafaka yükümlüsünün mutlaka kusurlu olması aranmazken maddi tazminatta karşı tarafın kusuru zorunludur.
4. Mevcut veya beklenen bir menfaat zedelenmiş olmalıdır
Boşanma nedeniyle talepte bulunan eşin ekonomik menfaatlerinde kayıp meydana gelmelidir. Bu kayıp tamamen varsayımsal veya soyut olmamalıdır.
Değerlendirilebilecek menfaatler arasında somut olayın özelliklerine göre şunlar bulunabilir:
- Diğer eşin düzenli ekonomik desteğinin kaybedilmesi,
- Evliliğin sağladığı hayat standardının sona ermesi,
- Eşin sosyal ve mali imkânlarından mahrum kalınması,
- Evlilik nedeniyle çalışma hayatından uzak kalan eşin ekonomik durumu,
- Çocukların bakımı veya aile düzeni nedeniyle kariyerinden fedakârlık yapan eşin koşulları,
- Evlilik devam etseydi makul olarak yararlanılabilecek ekonomik katkılar,
- Sağlık, yaş veya çalışma gücü nedeniyle ekonomik olarak diğer eşe bağımlı hâle gelinmesi.
Her ihtimal tazminat kapsamına girmez. Uzak, belirsiz veya gerçekleşmesi tamamen varsayıma dayalı ekonomik beklentiler tek başına yeterli değildir.
5. Menfaat kaybı ile boşanma arasında bağlantı bulunmalıdır
Ekonomik kayıp doğrudan boşanmanın sonucu olmalıdır. Boşanmayla ilgisi bulunmayan ticari zararlar, kişisel borçlar veya eşlerin başka kişilerle yaşadığı ekonomik uyuşmazlıklar TMK m.174 kapsamında maddi tazminata dönüştürülemez.
Maddi tazminat miktarı nasıl hesaplanır?
Boşanma nedeniyle maddi tazminatın hesaplanmasında kullanılabilecek sabit bir tarife veya matematiksel formül bulunmamaktadır.
Hâkim özellikle şu unsurları birlikte değerlendirir:
- Tarafların boşanmaya neden olan olaylardaki kusur dereceleri,
- Evliliğin süresi,
- Tarafların yaşları,
- Eğitim ve meslek durumları,
- Düzenli gelirleri,
- Malvarlıkları,
- Çalışma ve gelir elde etme kapasiteleri,
- Sağlık durumları,
- Evlilik içindeki yaşam standardı,
- Eşlerin aile hayatına ekonomik ve kişisel katkıları,
- Talep eden eşin boşanma nedeniyle kaybettiği destek,
- Ortak çocukların bakım yükü,
- Güncel ekonomik koşullar,
- Paranın karar tarihindeki alım gücü,
- Hakkaniyet ilkesi.
Yargıtay da tazminat miktarının belirlenmesinde tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının, kusur derecelerinin, tazminata esas davranışın ağırlığının ve paranın alım gücünün birlikte değerlendirilmesini aramaktadır.
Eşin maaşı tazminat miktarını belirler mi?
Eşin maaşı önemli bir veridir; ancak tek başına belirleyici değildir.
Aynı maaşı alan iki kişinin tazminat sorumluluğu farklı olabilir. Çünkü bir dosyada kısa süreli bir evlilik ve daha hafif kusur söz konusuyken diğer dosyada uzun süreli evlilik, ağır şiddet, sürekli sadakatsizlik ve ekonomik bağımlılık bulunabilir.
Bu nedenle:
- “Eşin maaşının on katı tazminat alınır.”
- “Her evlilik yılı için bir maaş ödenir.”
- “Malvarlığının belirli yüzdesi tazminattır.”
şeklinde genel bir hesaplama yapılamaz.
Zengin eş her durumda daha fazla tazminat öder mi?
Tarafların ekonomik durumları tazminat miktarında önemlidir. Ancak yalnızca karşı tarafın zengin olması yüksek tazminata hükmedilmesi için yeterli değildir.
Tazminat:
- Talep eden taraf için sebepsiz zenginleşme aracı olmamalı,
- Ödeyecek tarafın ekonomik olarak tamamen çökmesine yol açmamalı,
- Zarar ve kusurla makul bir orantı taşımalı,
- Güncel ekonomik koşullar karşısında anlamsız derecede düşük de kalmamalıdır.
Karşı tarafın malvarlığının fazla olması, kusur ve zarar koşulları bulunmuyorsa tazminat hakkı yaratmaz.
Talep eden eşin çalışıyor olması maddi tazminata engel midir?
Hayır. Tazminat isteyen eşin çalışması veya gelir sahibi olması, tek başına maddi tazminat talebini ortadan kaldırmaz.
Çalışan eşin de boşanma nedeniyle mevcut veya beklenen ekonomik menfaatleri zarar görebilir. Ancak düzenli gelirinin ve ekonomik bağımsızlığının bulunması tazminat miktarı belirlenirken dikkate alınır.
Benzer şekilde tazminat isteyen eşin işsiz olması da otomatik olarak yüksek maddi tazminat alacağı anlamına gelmez. Kusur, ekonomik kayıp ve boşanmayla bağlantı yine ispatlanmalıdır.
Boşanmada manevi tazminat nedir?
Manevi tazminat, boşanmaya neden olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan eşe, yaşadığı manevi zararın bir ölçüde giderilmesi amacıyla ödenen paradır.
Manevi tazminatın amacı yaşanan acıyı birebir parayla ölçmek değildir. Amaç, kişilik değerlerine yönelen saldırı karşısında zarar gören eş için uygun bir manevi tatmin sağlamaktır.
Manevi tazminatın şartları nelerdir?
1. Boşanmaya neden olan bir olay bulunmalıdır
Manevi tazminata dayanak yapılan davranışın boşanmaya neden olan olaylardan biri olması gerekir.
Evlilikle veya boşanmayla ilgisi bulunmayan bir kişilik hakkı ihlali varsa, talep Türk Medeni Kanunu’nun 174. maddesinden değil, somut olayın özelliklerine göre genel haksız fiil ve kişilik hakkı hükümlerinden kaynaklanabilir.
2. Davalı eş kusurlu olmalıdır
Manevi tazminat istenen eşin boşanmaya neden olan olaylarda kusurlu olması gerekir.
Kusurun bulunmadığı hâllerde yalnızca boşanmanın diğer eşte üzüntü yaratması, manevi tazminata hükmedilmesi için yeterli değildir.
3. Talep eden eş eşit veya daha ağır kusurlu olmamalıdır
Yargıtay uygulamasında eşit kusurlu veya daha ağır kusurlu eş lehine manevi tazminata hükmedilmez.
Talep eden eşin az kusurlu olması manevi tazminatı tamamen engellemeyebilir. Ancak talep edenin davranışları, tazminat miktarının belirlenmesinde ve kişilik hakkı ihlalinin ağırlığının değerlendirilmesinde etkili olabilir.
4. Kişilik hakkına saldırı bulunmalıdır
Boşanmada kusurlu kabul edilen her davranış, kendiliğinden manevi tazminat gerektirmez. Davranışın diğer eşin onur, saygınlık, beden bütünlüğü, ruhsal bütünlüğü, özel hayatı veya sosyal kişiliği gibi değerlerine saldırı oluşturması gerekir.
Hangi davranışlar manevi tazminat sebebi olabilir?
Her dosya kendi koşullarına göre değerlendirilmekle birlikte aşağıdaki davranışlar manevi tazminat bakımından önem taşıyabilir:
Fiziksel şiddet
Eşe vurmak, yaralamak, fiziksel müdahalede bulunmak veya sistematik şiddet uygulamak kişilik haklarına ağır saldırı niteliği taşıyabilir.
Şiddetin sağlık raporu, tanık, kolluk tutanağı, kamera kaydı, mesajlar veya ceza soruşturmasıyla desteklenmesi tazminat talebini güçlendirir.
Ağır hakaret ve aşağılama
Eşin onurunu hedef alan ağır hakaretler, sürekli küçümseme, ailesi veya çevresi önünde küçük düşürme ve insanlık onuruyla bağdaşmayan ifadeler manevi tazminat sebebi olabilir.
Tek bir tartışma içerisindeki her kırıcı söz aynı ağırlıkta değerlendirilmez. Sözün niteliği, tekrar edilip edilmediği, söylendiği ortam ve tarafların karşılıklı davranışları önemlidir.
Sadakat yükümlülüğüne aykırı davranış
Zina, uzun süreli sadakatsizlik, üçüncü kişilerle cinsel veya romantik içerikli ilişkiler ve eşin küçük düşürülmesine yol açan davranışlar manevi tazminata dayanak olabilir.
Yargıtay, sadakat yükümlülüğüne aykırı çevrim içi görüşmeleri, cinsel içerikli yazışmaları ve fotoğrafları dosyadaki diğer delillerle birlikte kusur ve tazminat değerlendirmesinde dikkate almaktadır.
Asılsız ve ağır suçlamalar
Eşe yönelik dayanaksız zina, fuhuş, hırsızlık, çocuk istismarı veya benzeri ağır suçlamalar, özellikle üçüncü kişilerin yanında veya kamuya açık biçimde dile getirilmişse kişilik hakkına saldırı oluşturabilir.
Ancak bir kişinin gerçek bir olay nedeniyle yetkili makamlara iyi niyetle başvurması ile sırf küçük düşürmek amacıyla bilerek asılsız suçlama yapması birbirinden ayrılmalıdır.
Cinsel şiddet ve mahremiyet ihlali
Eşin cinsel dokunulmazlığına yönelik davranışlar, mahrem görüntülerin kaydedilmesi veya yayılması, özel bilgilerin üçüncü kişilere aktarılması ve cinsel yönden aşağılayıcı davranışlar ağır manevi tazminat sebebi olabilir.
Evden kovma ve insan onuruyla bağdaşmayan davranışlar
Eşi ortak konuttan zorla çıkarmak, eşyalarını dışarı atmak, temel ihtiyaçlardan mahrum bırakmak veya sistematik biçimde değersizleştirmek olayın koşullarına göre kişilik hakkı ihlali sayılabilir.
Ekonomik ve psikolojik şiddet
Eşin tüm gelirine el koymak, çalışmasını engellemek, temel ihtiyaçlar için para vermemek, sürekli tehdit etmek veya sosyal çevresinden soyutlamak hem kusur hem de manevi tazminat bakımından değerlendirilebilir.
Her kusurlu davranış manevi tazminat doğurur mu?
Hayır. Bir davranış boşanmada kusur sayılmasına rağmen kişilik hakkına saldırı ağırlığına ulaşmayabilir.
Örneğin:
- Ev işlerine yeterince yardımcı olmamak,
- Eşle yeterince ilgilenmemek,
- Aile ziyaretleri konusunda uyuşmazlık yaşamak,
- Bazı tartışmalarda iletişim kurmaktan kaçınmak
somut olayda boşanma bakımından kusur oluşturabilse de her durumda manevi tazminat verilmesini gerektirmez.
Manevi tazminat için davranışın kişilik değerlerini gerçekten zedeleyen bir niteliğe ulaşması gerekir.
Manevi tazminat miktarı nasıl belirlenir?
Manevi tazminatın sabit bir hesabı bulunmamaktadır. Hâkim hakkaniyete uygun bir miktar belirlerken özellikle şu unsurları değerlendirir:
- Kişilik hakkına saldırının türü,
- Davranışın ağırlığı,
- Şiddet veya aşağılamanın süresi,
- Eylemin tekrar edilip edilmediği,
- Olayın üçüncü kişiler önünde gerçekleşip gerçekleşmediği,
- Tarafların kusur dereceleri,
- Tarafların ekonomik ve sosyal durumları,
- Evliliğin süresi,
- Davranışın talep eden eş üzerindeki etkisi,
- Tarafların toplumdaki konumları,
- Günün ekonomik koşulları,
- Paranın alım gücü,
Manevi tazminat, zarar gören eşin zenginleşmesini sağlayacak bir kazanç aracı değildir. Buna karşılık kişilik hakkına ağır saldırı yaşanan bir dosyada sembolik ve etkisiz kalacak derecede düşük bir tutar belirlenmesi de manevi tazminatın amacıyla bağdaşmaz.
Kusur oranı tazminatı nasıl etkiler?
Boşanma kararlarında çoğu zaman matematiksel bir kusur yüzdesi belirlenmez. Mahkeme genellikle tarafları:
- Kusursuz,
- Az kusurlu,
- Eşit kusurlu,
- Ağır kusurlu,
- Tam kusurlu
şeklinde değerlendirir.
Tazminat bakımından temel sonuçlar şöyledir:
Kusur durumu | Tazminat sonucu |
Talep eden kusursuz, karşı taraf kusurlu | Diğer koşullar varsa tazminata hükmedilebilir |
Talep eden az kusurlu, karşı taraf ağır kusurlu | Diğer koşullar varsa tazminata hükmedilebilir |
Taraflar eşit kusurlu | Maddi ve manevi tazminat talepleri reddedilir |
Talep eden daha ağır kusurlu | Talep reddedilir |
Karşı taraf kusursuz | Karşı taraf aleyhine TMK m.174 tazminatına hükmedilemez |
Bu nedenle tazminat talebinin sonucu, doğrudan kusur tespitiyle bağlantılıdır. Boşanma sebebinin ispatlanması kadar, hangi eşe hangi somut davranışın kusur olarak yüklenebileceğinin açıklanması gerekir.
Tazminat miktarını kim belirler?
Talep edilen miktarı taraf bildirir; hükmedilecek miktarı ise hâkim belirler. Ancak hâkim, talep edilenden daha fazla tazminata karar veremez.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun taleple bağlılık ilkesi gereğince mahkeme, tarafın istemediği bir tazminata kendiliğinden hükmedemeyeceği gibi istenen miktarı da aşamaz.
Bu nedenle talep sonucunda:
- Maddi ve manevi tazminat miktarları ayrı ayrı gösterilmeli,
- Hangi olayların hangi tazminat talebine dayanak olduğu açıklanmalı,
- Faiz isteniyorsa açıkça belirtilmeli,
- Talep edilen miktar dosyanın koşullarıyla uyumlu belirlenmelidir.
Özellikle manevi tazminatta düşük bir miktar yazıp daha sonra artırma düşüncesi ciddi usulî risk taşır. Manevi tazminatın bölünmez niteliği nedeniyle talep miktarı başlangıçta dikkatle belirlenmelidir.
Tazminat talebi nasıl ispatlanır?
Tazminat isteyen eş yalnızca “Karşı taraf kusurludur” demekle yetinmemelidir. Her kusurlu davranış somutlaştırılmalı ve uygun delille ilişkilendirilmelidir.
Kullanılabilecek deliller arasında şunlar bulunabilir:
- Tanık anlatımları,
- WhatsApp ve SMS yazışmaları,
- Elektronik posta kayıtları,
- Sosyal medya içerikleri,
- Fotoğraf ve videolar,
- Sesli mesajlar,
- Sağlık ve darp raporları,
- Kolluk tutanakları,
- Ceza soruşturması veya ceza davası dosyaları,
- 6284 sayılı Kanun kapsamında verilen tedbir kararları,
- Banka ve kredi kartı kayıtları,
- Otel, ulaşım ve seyahat kayıtları,
- SGK ve gelir kayıtları,
- Tapu ve araç kayıtları,
- Ortak konuta ilişkin belgeler,
- Tarafların ikrar ve açıklamaları.
Deliller hukuka uygun biçimde elde edilmiş olmalıdır. Eşin telefonuna gizlice girilmesi, şifre kırılması veya özel hesabının hukuka aykırı yöntemlerle takip edilmesi delilin reddedilmesi yanında ayrı hukuki sorumluluklar doğurabilir.
Maddi tazminat, mal paylaşımı anlamına gelir mi?
Hayır. Boşanma nedeniyle maddi tazminat ile mal rejiminin tasfiyesi tamamen farklı hukuki kurumlardır.
Maddi tazminat
- TMK m.174’e dayanır.
- Kusur önemlidir.
- Boşanma nedeniyle zedelenen ekonomik menfaatleri karşılamayı amaçlar.
- Kusursuz veya daha az kusurlu eş tarafından kusurlu eşten istenir.
Mal paylaşımı
- Mal rejimi hükümlerine dayanır.
- Kural olarak kusurdan bağımsızdır.
- Evlilik içinde edinilen mallardan kaynaklanan katılma alacağını konu alır.
- Ayrı hesaplama ve ayrı dava konusu olabilir.
Bir eşin boşanmada ağır kusurlu olması, kural olarak edinilmiş mallara katılma alacağını tamamen ortadan kaldırmaz. Benzer şekilde mal paylaşımından alacaklı olmak da boşanma tazminatı koşullarının oluştuğu anlamına gelmez.
Ziynet eşyası, kişisel mal, katkı payı, değer artış payı ve mal rejimi alacağı da tazminat talebinden ayrı değerlendirilmelidir.
Tazminat ile yoksulluk nafakası arasındaki fark nedir?
Konu | Maddi ve manevi tazminat | Yoksulluk nafakası |
Amaç | Ekonomik veya manevi zararı karşılamak | Boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek eşin geçimine katkı sağlamak |
Kusur | Karşı tarafın kusurlu olması gerekir | Nafaka yükümlüsünün kusurlu olması zorunlu değildir |
Talep edenin kusuru | Kusursuz veya daha az kusurlu olmalıdır | Kusuru diğer taraftan ağır olmamalıdır |
Ödeme | Toptan; maddi tazminat koşulları varsa irat olabilir | Genellikle düzenli dönemsel ödeme |
Sonradan değişiklik | Toptan tazminat kural olarak sonradan değiştirilmez | Şartlara göre artırılabilir veya azaltılabilir |
Dayanak | TMK m.174 | TMK m.175 |
Bir eş aynı davada hem maddi ve manevi tazminat hem de yoksulluk nafakası talep edebilir. Koşullar her talep için ayrı değerlendirilir.
Boşanma tazminatı peşin mi ödenir?
Manevi tazminat yalnızca toplu para olarak belirlenebilir; irat biçiminde ödenmesine karar verilemez.
Maddi tazminat ise olayın koşullarına göre:
- Toplu olarak,
- Belirli dönemlerde irat biçiminde
ödenebilir.
Uygulamada maddi tazminatın çoğunlukla toplu para olarak belirlendiği görülmektedir.
İrat şeklinde belirlenen maddi tazminat, kanunda öngörülen koşullarda sona erebilir veya mali durum değişikliklerine göre artırılıp azaltılabilir. Buna karşılık toplu olarak hükmedilen ve kesinleşen tazminat, sonradan ekonomik koşullar değiştiği gerekçesiyle kural olarak yeniden belirlenmez.
Tazminata faiz istenebilir mi?
Evet. Maddi ve manevi tazminat için yasal faiz talep edilebilir. Ancak mahkeme kural olarak talep edilmeyen faize kendiliğinden hükmedemez. Bu nedenle faiz istemi dilekçede açıkça yazılmalıdır.
Boşanma davasıyla birlikte hükmedilen tazminat, boşanma hükmünün kesinleşmesine bağlı olduğundan kararın icrası ve faiz başlangıcı bakımından kesinleşme tarihi önem taşır. Kural olarak boşanmayla birlikte hükmedilen tazminatta faiz, talep bulunması hâlinde boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren gündeme gelir.
Boşanma kesinleştikten sonra ayrı dava açılmışsa faiz başlangıcı, dava ve talep biçimine göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Boşanma kararı kesinleşmeden tazminat tahsil edilebilir mi?
Boşanmanın eki niteliğindeki maddi ve manevi tazminatlar, boşanma hükmünün kesinleşmesine bağlıdır. Bu nedenle boşanma kararı kesinleşmeden tazminat kısmının ilamlı icra yoluyla tahsil edilmesi kural olarak mümkün değildir.
Kararın yalnızca belirli bölümlerinin kanun yoluna götürülmesi hâlinde hangi kısmın kesinleştiği ayrıca incelenmelidir. Kusur ve tazminat bölümleri istinaf veya temyiz incelemesindeyse tazminatın kesinleştiğinden söz edilemeyebilir.
Tazminat boşanma davasından sonra istenebilir mi?
Evet. Maddi ve manevi tazminat, boşanma davası içerisinde talep edilebileceği gibi boşanmanın kesinleşmesinden sonra ayrı bir davayla da istenebilir.
Ancak Türk Medeni Kanunu’nun 178. maddesine göre evliliğin boşanma nedeniyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Yargıtay uygulamasında da bir yıllık sürenin başlangıcında boşanma kararının kesinleşme tarihi esas alınmaktadır.
Bu süre:
- Boşanma davasının açıldığı tarihten,
- İlk derece mahkemesi karar tarihinden,
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarihten
değil, boşanma hükmünün kesinleştiği tarihten itibaren hesaplanır.
Bir yıllık süre zamanaşımı niteliğindedir. Bununla birlikte sürenin geçirilmesi ciddi hak kaybı riski doğurduğundan talebin mümkün olduğunca boşanma davası içerisinde ileri sürülmesi daha güvenli olabilir.
Boşanma davasında tazminat istenmesi harca tabi midir?
Boşanma davası içerisinde TMK m.174’e dayanılarak talep edilen maddi ve manevi tazminat, boşanmanın fer’î sonucu niteliğindedir ve bu talepler için ayrıca nispi harç alınmaz. Yargıtay uygulaması da boşanmayla birlikte talep edilen tazminatların ayrıca harca tabi olmadığı yönündedir.
Anlaşmalı boşanmada sonradan tazminat istenebilir mi?
Anlaşmalı boşanma protokolünde maddi ve manevi tazminata ilişkin açık düzenleme yapılması önemlidir.
Protokolde:
- Tarafların karşılıklı olarak tazminat istemediği,
- Taraflardan birinin belirli miktarda tazminat ödeyeceği,
- Tazminatın ne zaman ve hangi yöntemle ödeneceği,
- Faiz veya temerrüt koşulları
açıkça düzenlenebilir.
“Tarafların birbirlerinden hiçbir maddi ve manevi tazminat talebi bulunmamaktadır” şeklindeki hükmün hâkim tarafından onaylanması durumunda sonradan aynı boşanma nedeniyle tazminat istenmesi kural olarak mümkün olmaz.
Protokolün tazminat konusunda sessiz veya belirsiz olması ise ayrıca yorum gerektirebilir. Hak kaybı yaşamamak için tazminat, nafaka, mal paylaşımı, ziynet ve diğer alacakların her biri protokolde ayrı ayrı ve açık şekilde düzenlenmelidir.
Aldatılan eş üçüncü kişiden manevi tazminat isteyebilir mi?
Kural olarak yalnızca evli bir kişiyle ilişki yaşadığı gerekçesiyle üçüncü kişiden manevi tazminat istenemez.
Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 06.07.2018 tarihli kararıyla, evli olduğunu bilerek eşlerden biriyle birlikte olan üçüncü kişinin salt bu davranışı nedeniyle diğer eşe manevi tazminat ödemekle yükümlü tutulamayacağı kabul edilmiştir.
Ancak üçüncü kişi, ilişki olgusundan bağımsız biçimde aldatılan eşe yönelik:
- Hakaret etmiş,
- Tehditte bulunmuş,
- Mahrem görüntülerini yaymış,
- Onu kamuoyu önünde küçük düşürmüş,
- Doğrudan ve bağımsız bir kişilik hakkı ihlali gerçekleştirmişse
bu ayrı eylem nedeniyle genel hükümlere göre tazminat sorumluluğu gündeme gelebilir.
Tazminat talebinde en sık yapılan hatalar
Kusur oluşturan olayları somutlaştırmamak
“Eşim kötü davrandı” veya “Evlilik boyunca beni mağdur etti” gibi genel ifadeler yeterli değildir. Olayların tarihi, gerçekleşme biçimi ve sonuçları açıklanmalıdır.
Maddi ve manevi tazminatı birbirine karıştırmak
Maddi tazminat için ekonomik menfaat kaybı, manevi tazminat için kişilik hakkına saldırı gösterilmelidir. Aynı gerekçeler hiçbir açıklama yapılmadan iki talep için tekrarlanmamalıdır.
Gerçekçi olmayan miktarlar istemek
Dosyanın kapsamıyla açıkça orantısız talepler, tazminatın tamamen reddedilmesine neden olmasa bile yargılama giderleri ve karşı vekâlet ücreti bakımından risk yaratabilir.
Talep miktarını gereğinden düşük tutmak
Mahkeme talepten fazlasına karar veremez. Özellikle manevi tazminat miktarının sonradan artırılması usulî sorunlara yol açabileceğinden başlangıçtaki talep dikkatle belirlenmelidir.
Faiz talebini unutmamak
Faiz talep edilmediğinde mahkeme kendiliğinden faiz kararı veremez.
Tazminatı mal paylaşımı zannetmek
Mal rejimi alacağı, ziynet alacağı ve katkı payı talepleri maddi tazminattan farklıdır. Her biri ayrı hukuki sebebe ve hesaplamaya dayanır.
Delilleri hukuka aykırı elde etmek
Eşin telefonuna, e-posta hesabına veya sosyal medya hesabına izinsiz erişmek ciddi hukuki risk taşır. Gerçeği gösteren delil dahi hukuka aykırı elde edilmişse mahkeme tarafından dikkate alınmayabilir.
Bir yıllık süreyi kaçırmak
Tazminat boşanma davasında istenmemişse boşanmanın kesinleşmesinden itibaren bir yıllık zamanaşımı süresi gözden kaçırılmamalıdır.
Anlaşmalı boşanma protokolünü belirsiz hazırlamak
“Tarafların birbirlerinden alacağı yoktur” gibi genel ifadeler tazminat, nafaka, mal paylaşımı ve ziynet bakımından ileride yorum uyuşmazlığı doğurabilir.
Tazminat talebi için stratejik değerlendirme
Etkili bir tazminat talebi hazırlanırken şu sıralama izlenebilir:
- Boşanmaya neden olan her olay ayrı ayrı belirlenmelidir.
- Her olayın hangi eşe kusur olarak yüklenebileceği açıklanmalıdır.
- Deliller, ispatlanmak istenen olaylarla eşleştirilmelidir.
- Maddi tazminat bakımından kaybedilen ekonomik menfaat somutlaştırılmalıdır.
- Manevi tazminat bakımından kişilik hakkına yapılan saldırı açıklanmalıdır.
- Tarafların gelir, malvarlığı ve sosyal durum araştırmaları talep edilmelidir.
- Maddi ve manevi tazminat miktarları ayrı ayrı gösterilmelidir.
- Faiz talebi açıkça yazılmalıdır.
- Mal paylaşımı, nafaka, ziynet ve diğer alacaklar tazminattan ayrılmalıdır.
- Talep ve deliller yasal süreler içerisinde sunulmalıdır.
Sonuç
Boşanmada maddi ve manevi tazminat, yalnızca evliliğin sona ermiş olmasına dayanmaz. Tazminata hükmedilebilmesi için kusur, zarar, kişilik hakkı ihlali ve boşanmayla nedensellik bağlantısı somut olarak ortaya konulmalıdır.
Maddi tazminatta boşanma nedeniyle zedelenen mevcut veya beklenen ekonomik menfaatler; manevi tazminatta ise boşanmaya neden olan olayların kişilik hakları üzerindeki etkisi değerlendirilir.
Tazminat miktarı belirlenirken:
- Kusurun ağırlığı,
- Tarafların ekonomik ve sosyal durumları,
- Evlilik süresi,
- Olayların niteliği,
- Ekonomik kaybın kapsamı,
- Kişilik hakkına saldırının ağırlığı,
- Paranın güncel alım gücü,
- Hakkaniyet
birlikte dikkate alınır.
Her boşanma dosyasının olayları ve delilleri farklı olduğu için tazminat miktarının genel bir tabloya veya çevrim içi hesaplama aracına göre belirlenmesi mümkün değildir. Doğru hukuki sonuç için kusur, ispat, talep miktarı, faiz, zamanaşımı ve diğer boşanma sonuçları birlikte değerlendirilmelidir.
Sık Sorulan Sorular
1. Boşanan herkes maddi ve manevi tazminat alabilir mi?
Hayır. Tazminat isteyen eşin kusursuz veya diğer eşten daha az kusurlu olması; karşı tarafın ise kusurlu bulunması gerekir. Ayrıca maddi tazminatta ekonomik menfaat kaybı, manevi tazminatta kişilik hakkı ihlali bulunmalıdır.
2. Eşit kusurlu eş tazminat alabilir mi?
Hayır. Yargıtay uygulamasında boşanmaya neden olan olaylarda eşit kusurlu eş lehine maddi veya manevi tazminata hükmedilmez.
3. Çalışan eş maddi tazminat isteyebilir mi?
Evet. Çalışmak veya gelir sahibi olmak maddi tazminata kesin engel değildir. Ancak eşin geliri, ekonomik bağımsızlığı ve boşanma nedeniyle uğradığı kayıp miktar belirlenirken dikkate alınır.
4. Aldatma hâlinde mutlaka manevi tazminat verilir mi?
Sadakatsizlik manevi tazminat bakımından önemli bir davranıştır; ancak tazminatın verilip verilmeyeceği tarafların kusur durumuna, olayın ispatına ve kişilik hakkı üzerindeki etkisine göre belirlenir.
5. Fiziksel şiddet tazminat miktarını artırır mı?
Şiddetin ağırlığı, sürekliliği ve sonuçları manevi tazminat miktarında etkili olabilir. Sağlık raporu, ceza dosyası, kolluk tutanağı ve tanık anlatımları önem taşır.
6. Boşanma tazminatı maaşın kaç katıdır?
Böyle bir hesaplama bulunmamaktadır. Eşin maaşı yalnızca değerlendirme unsurlarından biridir.
7. Maddi tazminat ile mal paylaşımı aynı mıdır?
Hayır. Maddi tazminat kusura ve boşanma nedeniyle meydana gelen ekonomik kayba dayanır. Mal paylaşımı ise mal rejimi hükümlerine göre hesaplanır.
8. Hem nafaka hem tazminat alınabilir mi?
Evet. Koşulları ayrı ayrı gerçekleşmişse aynı eş lehine yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminata birlikte hükmedilebilir.
9. Tazminat boşanma davasından sonra istenebilir mi?
Evet. Ancak boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıllık zamanaşımı süresi bulunmaktadır. Açık feragat veya anlaşmalı boşanma protokolü de ayrıca dikkate alınmalıdır.
10. Mahkeme talep edilenden fazla tazminat verebilir mi?
Hayır. Mahkeme taleple bağlıdır ve istenen miktardan daha yüksek tazminata kendiliğinden hükmedemez.
11. Manevi tazminat taksitle ödenebilir mi?
Mahkeme manevi tazminatın irat şeklinde ödenmesine karar veremez. Tarafların ödeme konusunda sonradan anlaşmaları ise ayrı bir konudur.
12. Tazminata faiz işler mi?
Faiz açıkça talep edilmişse tazminata yasal faiz uygulanabilir. Boşanmayla birlikte hükmedilen tazminatta kesinleşme tarihi faiz başlangıcı bakımından önemlidir.
13. Anlaşmalı boşanmadan sonra tazminat istenebilir mi?
Protokolde tarafların tazminat istemediği açıkça yazılmış ve bu düzenleme mahkemece onaylanmışsa sonradan tazminat istenmesi kural olarak mümkün değildir.
14. Aldatılan eş üçüncü kişiden tazminat isteyebilir mi?
Salt evli kişiyle ilişki yaşanması nedeniyle üçüncü kişiden manevi tazminat istenemez. Ancak üçüncü kişinin doğrudan ve bağımsız bir kişilik hakkı ihlali varsa genel hükümlere göre sorumluluk doğabilir.
Önemli Bilgilendirme
Bu makale genel hukuki bilgi vermek amacıyla hazırlanmıştır. Her boşanma davasının vakıaları, delilleri ve usulî durumu farklıdır. Buradaki açıklamalar belirli bir uyuşmazlık için hukuki görüş veya avukatlık hizmeti yerine geçmez.
Buradaki açıklamalar belirli bir uyuşmazlık için hukuki görüş veya dava sonucu garantisi niteliğinde değildir. Hak kaybı ve hukuka aykırı delil toplama riskinin önlenmesi için somut dosyanın aile hukuku alanında çalışan bir avukat tarafından incelenmesi tavsiye edilir.
Yasal Uyarı!
Bu makale Ankara Barosu avukatlarından Av. Merve Süeda Eser tarafından kaleme alınmıştır.
Web sayfamızda yayınlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakları Av. Öncü ÖZBAY’a aittir. Söz konusu içeriklerin izinsiz kopyalanması ya da özetlenerek kullanılması durumunda yasal yollara başvurulacaktır.