El Atmanın Önlenmesi (Müdahalenin Men’i) Davası Av. Öncü Özbay 13/04/2026

El Atmanın Önlenmesi (Müdahalenin Men’i) Davası

El atmanın önlenmesi (müdahalenin men’i) davası, TMK’nın 683. maddesi uyarınca malikin mülkiyet hakkını korumayı amaçlayan bir hukuki yoldur. Bu dava, taşınmaza yönelik her türlü haksız müdahaleyi ve yetkisiz kullanımı sonlandırmak için açılır. Bu dava; mülkünüzün izinsiz işgali veya haksız kullanımı gibi durumlarda, mülkiyet haklarınızı koruyarak taşınmazınızı yeniden dilediğiniz gibi kullanmanızı sağlar.

İçindekiler

El Atmanın Önlenmesi Davası Açılabilmesi İçin Gereken Şartlar Nelerdir?

Müdahalenin men’i davasının başarıyla sonuçlanması için şu dört temel unsurun bir arada bulunması gerekir:

  • Mülkiyet Hakkının Varlığı: Davacının, söz konusu taşınmaz üzerinde tapu sahibi veya haklı bir zilyet (kullanıcı) olduğunu ispatlaması gerekir. Örneğin malik kendisine ait olan boş araziye bir başkasının konteyner koyduğunu fark ettiğinde, bu davayı açabilmek için öncelikle o arazinin kendisine ait olduğunu gösteren güncel tapu kaydını mahkemeye sunmalıdır.
  • Haksız Müdahale: Taşınmazı kullanan kişinin, bu kullanım için malikten izin almamış olması veya elinde geçerli bir kira sözleşmesi gibi hukuki bir dayanak bulunmaması gerekir. Örneğin bir dükkanın eski kiracısı, kira sözleşmesi bittiği ve tahliye kararı çıktığı halde dükkanı boşaltmıyorsa, artık “haksız işgalci” konumuna düşer. Bu durumda malik, eski kiracıya karşı müdahalenin men’i davası açabilir.
  • Müdahalenin Devam Ediyor Olması: Davanın açıldığı tarihte haksız kullanımın hala sürüyor olması esastır. (Eğer müdahale bitmişse, sadece geçmişe dönük tazminat yani ecrimisil talep edilebilir.) Örnek olarak komşunuz bahçenize izinsiz bir çit çektiyse ve bu çit hala oradaysa dava açabilirsiniz. Ancak komşunuz siz dava açmadan önce hatasını anlayıp çiti söküp kaldırdıysa, artık müdahale bittiği için sadece verdiği zarar veya kullanım bedeli için ecrimisil (tazminat) davası açılabilir.
  • Paylı ve Elbirliği Mülkiyetinde Özel Durum / Mirasçılar Arası Müdahale: Miras kalan bir evde, mirasçılardan birinin diğerlerine izin vermeden oturması durumunda dava açılabilmesi için “İntifadan Men” (yararlanmaktan men) şartı aranır. Yani, diğer mirasçıların taşınmazdan yararlanma isteğini daha önce noterden bir ihtarname ile bildirmiş olmaları gerekir. Bu duruma şu şekilde bir örnek verebiliriz; Babalarından miras kalan üç katlı bir binanın tamamında kardeşlerden sadece biri oturuyorsa, diğer iki kardeşin doğrudan dava açma hakkı yoktur. Öncelikle noter üzerinden bir ihtarname çekerek, “Biz de bu evden yararlanmak istiyoruz, payımızı bize ver” demeleri gerekir. Bu bildirim (intifadan men) yapılmasına rağmen kardeş evi boşaltmaz veya paylarını vermezse dava yolu açılır.

Kat Mülkiyeti Kanunu ve Komşuluk Hukuku Kapsamında Müdahale

El atmanın önlenmesi sadece boş arazilerde değil, apartman ve site gibi toplu yaşam alanlarında da sıkça karşımıza çıkar. Bu kapsamda iki temel hukuki dayanak mevcuttur:

  • Kat Mülkiyeti Kanunu (KMK) Bakımından: Apartmanlardaki ortak alanlar (merdiven boşlukları, çatı katı, sığınak veya bahçe) tüm kat maliklerinin ortak kullanımına aittir. Bir kat malikinin, diğerlerinin rızasını almadan ortak alana depo yapması, kapı önünü kapatması veya bahçeyi sadece kendi kullanımı için çitle çevirmesi durumunda; diğer kat malikleri KMK m. 18 ve 33 uyarınca müdahalenin men’i davası açabilirler. Kat Mülkiyeti Kanunu (KMK) Ek Madde 1 uyarınca; Kat Mülkiyeti Kanunu’nun uygulanmasından doğan her türlü uyuşmazlıkta, dava değerine bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. Dolayısıyla, bir kat malikinin ortak sığınağı depo olarak kullanması veya bahçeyi haksız işgal etmesi durumunda açılacak müdahalenin men’i davası Sulh Hukuk Mahkemesi’nde görülmelidir. Ancak müdahale, kat mülkiyeti kurulu olmayan müstakil bir araziye veya tapusuz bir taşınmaza yönelikse, görevli mahkeme genel hükümler uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesi olacaktır.
  • Komşuluk Hukuku (TMK m. 737) Bakımından: Her malik, taşınmazını kullanırken komşularına zarar verecek taşkınlıklardan kaçınmak zorundadır. Komşunuzun mülkiyet sınırını aşan bir ağaç dikmesi, duman ve koku sızıntısına neden olan bir tesis kurması veya rızanız dışında mülkünüze kamera takarak özel hayatın gizliliğini ihlal etmesi “komşuluk hukukuna aykırı el atma” teşkil eder. Bu durumda mahkeme, müdahalenin derecesine göre bu durumun durdurulmasına veya eski hale getirilmesine karar verir.

Kamulaştırmasız El Atma ve El Atmanın Önlenmesi

Kamu kurumlarının (Belediyeler, Karayolları, Bakanlıklar vb.), mülkiyeti size ait olan bir taşınmaza, usulüne uygun bir kamulaştırma işlemi yapmaksızın yol, park, kanalizasyon veya bina yaparak el koymasına kamulaştırmasız el atma denir. Bu durumda mülk sahibi müdahalenin meni yani el atmanın önlenmesi davası açabilmektedir. Kamulaştırmasız el atma hallerinde malikin başvurabileceği yolları önceki yazılarımızda detaylıca bahsetmiştik.

Örnek olarak; Arsanızın bir kısmından belediyenin yol geçirdiğini veya bir kurumun elektrik direği diktiğini düşünün. Eğer bu işlem için size bir ödeme yapılmadıysa ve resmi bir kamulaştırma süreci işletilmediyse bu bir “haksız el koyma”dır. Bu durumda açılacak dava ile ya mülkiyetin eski haline getirilmesini istersiniz ya da o kısmın bedelinin size ödenmesini talep edersiniz.

El Atmanın Önlenmesi (Müdahalenin Men’i) Davası Nasıl Açılır?

Müdahalenin men’i davası, taşınmazın bulunduğu yerdeki Asliye Hukuk Mahkemesi’ne hitaben yazılan bir dilekçe ile açılır. Dava süreci genel olarak şu adımlardan oluşur:

Dava Dilekçesinin Hazırlanması

Dava dilekçesi, sürecin temel taşıdır ve şu unsurları içermelidir:

  • Taraflar: Davacı (mülk sahibi) ve davalı (müdahale eden) bilgileri.
  • Konu: Müdahalenin durdurulması ve varsa taşınmazın eski haline getirilmesi talebi.
  • Vaka Özeti: Mülkiyete yönelik haksız saldırının ne zaman başladığı ve nasıl gerçekleştiği net bir şekilde anlatılmalıdır.
  • Hukuki Deliller: Tapu kaydı, ihtarname, tanık beyanları ve keşif talebi gibi dayanaklar belirtilmelidir.

Gerekli Belgeler

Mahkemeye sunulması gereken başlıca evraklar şunlardır:

  1. Tapu Kaydı: Taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkınızı ispatlayan güncel belge.
  2. Mirasçılık Belgesi (Veraset İlamı): Eğer dava miras kalan bir mal için açılıyorsa gereklidir.
  3. İhtarname: Mirasçılar arası davalarda “intifadan men” şartının yerine getirildiğini ispatlayan noter onaylı bildirim.
  4. Krokiler ve Fotoğraflar: Müdahalenin gerçekleştiği alanı gösteren görseller veya teknik çizimler.

Süreç Adımları

Dava açıldıktan sonra genellikle aşağıdaki prosedür izlenir:

  1. Harç ve Masrafların Yatırılması: Dava açılırken taşınmazın değeri üzerinden nispi harç ve gider avansı vezneye yatırılır.
  2. Tensip Zaptının Hazırlanması: Mahkeme davanın kabul edildiğini ve duruşma hazırlıklarını içeren bir tutanak hazırlar.
  3. Delillerin Toplanması ve Keşif: Mahkeme, bilirkişi heyeti (kadastro mühendisi, inşaat mühendisi vb.) eşliğinde taşınmazın başında inceleme yaparak haksız müdahaleyi yerinde tespit eder.
  4. Bilirkişi Raporu: Uzmanlar müdahalenin kapsamını ve (varsa) ecrimisil bedelini raporlar.
  5. Karar Aşaması: Hakim, toplanan tüm deliller ışığında müdahalenin men’ine (durdurulmasına) veya davanın reddine karar verir.

El Atmanın Önlenmesi Davalarında Arabuluculuk Zorunlu Mudur?

El atmanın önlenmesi davalarında arabuluculuk, kural olarak bir dava şartı yani zorunluluk değildir; taşınmaz maliki doğrudan Asliye Hukuk Mahkemesi’nde davasını ikame edebilir. Ancak uyuşmazlığın temeli Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan veya komşuluk hukukundan kaynaklanan bir müdahaleye dayanıyorsa, 1 Eylül 2023 tarihinde yürürlüğe giren yasal düzenlemeler uyarınca arabuluculuk sürecinin tüketilmesi zorunludur. Bunun yanı sıra, el atmanın önlenmesiyle birlikte açılan ecrimisil taleplerinde de asıl dava mülkiyet hakkına dayalı olduğu için arabuluculuk şartı aranmamaktadır.

El Atmanın Önlenmesi Davası Masrafları ve Harçlar (2026)

Müvekkillerin bize en sık sorduğu sorulardan biri şudur: “Bu davayı açmak bana ne kadara mal olur?” Dürüst cevap şu: Kesin bir rakam vermek, taşınmazın değerini ve davanın kapsamını bilmeden mümkün değildir. Ancak masraf kalemlerinin yapısını anladığınızda kendi durumunuz için gerçekçi bir tablo çıkarabilirsiniz.

Dava Masrafları Hangi Kalemlerden Oluşur?

El atmanın önlenmesi davası nispi harca tabidir; yani dava masrafı sabit bir tutar değil, taşınmazın değeriyle orantılı olarak artan bir yapıdadır. Dava açılırken peşin olarak şu üç kalem yatırılır:

  1. Başvurma Harcı 2026 yılı için Asliye Hukuk Mahkemelerinde sabit başvurma harcı 732 TL‘dir. Bu tutar her davada sabittir, taşınmazın değeriyle değişmez.
  2. Nispi Harç Taşınmazın güncel piyasa değeri üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanır. Aşağıdaki tablo, farklı taşınmaz değerleri için yaklaşık harç tutarlarını göstermektedir:
  3. Gider Avansı Tebligat, posta, tanık ve bilirkişi giderlerini karşılamak üzere dava açılışında yatırılan tutardır. HMK m.120 uyarınca gider avansı yatırılması bir dava şartıdır; yatırılmazsa dava açılmış sayılmaz. Miktarı davanın karmaşıklığına, taraf sayısına ve keşif yapılıp yapılmayacağına göre mahkemece belirlenir.

Davanın En Değişken Kalemi: Keşif ve Bilirkişi Ücreti

El atmanın önlenmesi davaları neredeyse her zaman keşif gerektirir. Mahkeme, kadastro mühendisi veya inşaat mühendisi eşliğinde taşınmaz başında inceleme yapar. Bu incelemenin masrafı bilirkişi sayısına, taşınmazın konumuna ve raporun kapsamına göre farklılık gösterir. Uygulamada bu kalemin toplam yargılama giderleri içindeki payı en yüksek değişken olduğunu söyleyebiliriz.

“Davayı Kaybedersem Ne Olur?”

Yargılama sonucunda haksız bulunan taraf, karşı yanın avukatlık ücreti dahil tüm yargılama masraflarını ödemekle yükümlü tutulur. Bu gerçek, dava açmadan önce hukuki durumunuzun bir avukat tarafından değerlendirilmesini yalnızca bir tavsiye değil, mali bir zorunluluk haline getirmektedir.

El Atmanın Önlenmesi ile Ecrimisil ve Kal Davası İlişkisi

Mülkiyet hakkı ihlal edildiğinde, sadece müdahalenin durdurulması her zaman yeterli olmaz. Geçmişteki kayıpların telafisi ve arazideki haksız yapıların kaldırılması için ek taleplerde bulunulması gerekir.

Ecrimisil (Haksız İşgal Tazminatı) Nedir?

Ecrimisil, taşınmazı haksız şekilde kullanan kişinin, bu kullanım karşılığında malike ödemesi gereken “haksız işgal tazminatı”dır. Hukuki niteliği gereği, mülkü kullanan kişinin kötü niyetli olması esastır.

  • Birlikte Dava Açma: El atmanın önlenmesi (müdahalenin men’i) davası ile ecrimisil davası genellikle tek bir dilekçeyle, birlikte açılır. Bu sayede hakim hem haksız işgali sonlandırır hem de tazminata hükmeder.
  • Zamanaşımı: Ecrimisil taleplerinde 5 yıllık zamanaşımı süresi vardır. Dava tarihinden geriye dönük olarak en fazla 5 yıl için tazminat istenebilir.
  • Hesaplama: Tazminat miktarı; taşınmazın konumu, niteliği, imar durumu ve o bölgedeki rayiç kira bedelleri baz alınarak bilirkişilerce hesaplanır.

İhtar Şartı: “İntifadan Men” Kuralı:

Özellikle miras kalan (elbirliği mülkiyeti) veya paydaşlı taşınmazlarda, bir ortağın diğerine ecrimisil davası açabilmesi için bazı istisnalar dışında ihtar çekmiş olması gerekir.

  • Kural: “Senin bu evi tek başına kullanmanı istemiyorum, ben de payımı istiyorum” demeden tazminat istenemez.
  • İstisnalar: Taşınmazın kiraya verilerek gelir getiren bir yer (otel, dükkan vb.) olması veya ortaklardan birinin diğerinin kullanımını tamamen engellemesi durumunda ihtar şartı aranmayabilir. Ancak hukuki güvenliğiniz için noterden ihtar çekmek her zaman en sağlam yoldur.

Kal (Yıkım) Davası Nedir ? 

Kal davası, hukuk dilinde “yıkım davası” anlamına gelir. Bir taşınmazın üzerine, sahibinden izin almadan inşa edilen bina, duvar, çit veya benzeri sabit yapıların yıkılarak kaldırılması amacıyla açılan dava türüdür. Eğer müdahale sadece “geçmek” veya “oturmak” şeklinde değil de; ev, ahır, duvar veya çit gibi sabit bir yapı inşa etmek şeklindeyse “Kal Davası” devreye girer.

a) Yıkım Talebi: Mahkemeden haksız yapının, masrafları davalıya (yapıyı inşa edene) ait olmak üzere yıkılması istenir.

b) Temliken Tescil (İstisna): Eğer üzerine inşaat yapılan yapının değeri, arazinin değerinden açıkça çok daha fazlaysa ve inşaatı yapan kişi iyiniyetli ise (örneğin sınırını yanlış bildiğine dair haklı bir sebebi varsa); hakim, uygun bir bedel karşılığında arazinin mülkiyetinin binayı yapana devredilmesine (satılmasına) karar verebilir.

Örneğin kendi arazinizde bir işlem yapmak istediğinizde komşunuzun bahçe duvarının veya çatısının sizin sınırınızı ihlal ettiğini fark ettiğinizi farz edelim. Bu durumda el atmanın önlenmesi ile birlikte Kal (yıkım) davası açarak, sınırınıza taşan o yapının kaldırılmasını ve mülkünüzün size teslim edilmesini sağlayabilirsiniz.

Talep Türü

Amacı

Önemli Detay

El Atmanın Önlenmesi

Mevcut müdahaleyi durdurmak.

Dava anında müdahale sürmeli.

Ecrimisil

Geçmişe dönük kullanım bedeli almak.

Geriye dönük 5 yıl içinde istenebilir.

Kal (Yıkım)

Haksız yapıyı ortadan kaldırmak.

Yapı değeri arazi değerinden çoksa riskli olabilir.

El Atmanın Önlenmesi Davasında Görevli Mahkeme, Yetki ve Zamanaşımı

El atmanın önlenmesi davası, usul hukuku açısından belirli kurallara tabidir ve davanın doğru mahkemede açılması sürecin hızı için kritiktir. Bu davalarda görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olup, yetkili mahkeme ise taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir. Taşınmazın aynına ilişkin bir uyuşmazlık söz konusu olduğu için bu yetki kuralı kesindir; yani davanın mutlaka gayrimenkulün bulunduğu bölgede açılması gerekir. Mülkiyet hakkı, anayasal ve mutlak bir hak olduğundan, bu davanın açılması herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi değildir; müdahale sürdüğü müddetçe her zaman yargı yoluna başvurulabilir. Ancak dava açılırken, taşınmazın değeri ve talep edilen ecrimisil tutarı üzerinden hesaplanan nispi (oranlı) harcın yatırılması gerektiği unutulmamalıdır.

Aşağıdaki tablo, davanızın usulü hakkında temel bilgileri özetlemektedir:

Konu

Hukuki Durum

Görevli Mahkeme

Genel Kural: Asliye Hukuk Mahkemesi

Yetkili Mahkeme

Taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi (Kesin yetki)

Zamanaşımı

Mülkiyet hakkına dayalı olduğu için zamanaşımı yoktur.

Dava Harcı

Taşınmazın ve talep edilen ecrimisilin değeri üzerinden nispi (oranlı) harç yatırılır.

Örnek Mahkeme Kararları

Bölge Adliye Mahkemesi Kararı – Adana BAM, 1. HD., E. 2021/1139 K. 2022/628 T. 18.4.2022; Bu kararda Yargıtay’ın ve genel öğretide el atmanın önlenmesi davası, ecrimisil davası gibi davaların tanımı verilerek şartları ile ilgili bilgi verilmektedir. “…Yargıtay kararlarında da belirtildiği şekilde; elatmanın önlenmesi davası, mülkiyet hakkına dayanan ve kaynağını TMK’nın 683. maddesinden alan bir dava türüdür. Müdahalenin men’i davasında amaç, mülkiyet hakkına olan saldırının veya müdahalenin ortadan kaldırılmasıdır. Böylelikle malına haksız olarak müdahalede bulunulan malik, içinde bulunduğu durumdan kurtulmuş olur. Bahsi geçen müdahale maddi olabileceği gibi farklı şekillerde de ortaya çıkabilmektedir.

El atmanın önlenmesi davası açabilmek için dikkat edilmesi gereken bazı hususlar vardır. Bu dava bir eda davası olup taşınmaza haklı bir sebep olmadan kişi el atmış ya da tecavüz etmiş olmalıdır. Davacı olan mutlaka malın maliki ya da zilyeti konumunda olmalıdır….”

Bölge Adliye Mahkemesi Kararı – Trabzon BAM, 1. HD., E. 2020/417 K. 2020/422 T. 24.9.2020: “Bir kimse kendi malzemesi ile başkasının taşınmazına sürekli esaslı ve tamamlayıcı (mütemmim cüz) nitelikte yapı yapmışsa ve Medeni Kanun’un 724. maddesine göre “yapının değeri açıkça arazinin değerinden fazlaysa iyiniyetli taraf uygun bir bedel karşılığında yapının ve arazinin tamamının veya yeterli bir kısmının mülkiyetinin malzeme sahibine verilmesini istiyebilir.” Söz konusu madde hükmünden açıkça anlaşıldığı üzere, taşınmazın mülkiyetinin yapı malikine verilebilmesi için öncelikli koşul iyiniyettir.”

El Atmanın Önlenmesi Davasında En Sık Yapılan Hatalar

Mülkiyet hakkınızda haklı olmanız, davayı kazanacağınız anlamına gelmez. Usul hataları, davanın yıllarca uzamasına veya reddedilmesine neden olabilir.

İhtar Çekmeden (İntifadan Men Etmeden) Dava Açmak

Özellikle miras kalan veya paylı mülkiyetlerde en büyük hata, ortağınıza doğrudan dava açmaktır. Mirasçılar arası uyuşmazlıklarda mutlaka noter kanalıyla bir ihtarname gönderilmelidir. Eğer ihtar yoksa davanız usulden reddedilir.

Yanlış Mahkemede Dava Açmak

Müdahalenin men’i davaları malvarlığına ilişkin olduğu için görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi‘dir. Ayrıca taşınmazın bulunduğu yerdeki mahkeme yetkilidir. Örneğin davayı Sulh Hukuk Mahkemesi’nde açarsanız, mahkeme “görevsizlik” kararı verir. Taşınmaz neredeyse, oradaki Asliye Hukuk Mahkemesi tercih edilmelidir.

Sadece Ecrimisil (Tazminat) İstemek

Birçok kişi “Sadece paramı alayım, yeter” diyerek sadece ecrimisil davası açmaktadır. Ecrimisil davasını kazansanız bile, bu karar karşı tarafın o mülkten çıkmasını sağlamaz. Karşı taraf tazminatı öder ama mülkü işgal etmeye devam eder. Her 5 yılda bir yeniden dava açmak zorunda kalırsınız. Haksız işgali tamamen bitirmek için El Atmanın Önlenmesi ve Ecrimisil talepleri aynı dilekçede, birlikte sunulmalıdır.

Taşınmazın Değerini Yanlış Bildirmek

Bu davalar nispi harca tabidir; yani davanın masrafı taşınmazın değeri üzerinden hesaplanır. Değeri çok düşük göstermek mahkemenin eksik harç tamamlama uyarısı yapmasına, çok yüksek göstermek ise gereksiz yere çok fazla dava masrafı ödemenize neden olacaktır. Uzman bir bilirkişi görüşü veya avukat rehberliğinde makul bir değer üzerinden dava açılmalıdır.

İhtiyati Tedbir Talep Etmemek 

Dava sürerken davalının taşınmazdaki haksız yapıyı büyütmesi veya mülkün durumunu değiştirmesi söz konusu olabilir. Dava dilekçesinde, müdahalenin artmaması veya taşınmazın durumunun korunması için ihtiyati tedbir talep edilmelidir.

“Kal” (Yıkım) Talebinde Bulunmayı Unutmak

Eğer arazinizde haksız bir yapı (duvar, kulübe, bina) varsa ve siz sadece “el atmanın önlenmesini” isterseniz, hakim müdahalenin haksız olduğuna karar verir ama o yapının yıkılmasına hükmedemez. Elinizde müdahalenin haksız olduğunu söyleyen bir karar olur ama bahçenizdeki o kaçak bina orada durmaya devam eder. Dilekçede mutlaka “Müdahalenin men’i ile birlikte haksız yapının kaline (yıkılmasına)” ifadesi geçmelidir.

Husumeti Yanlış Kişiye Yöneltmek

Dava, mülke bizzat haksız müdahalede bulunan kişiye karşı açılmalıdır. Bazen mülkü kullanan kişi başkası, ona bu izni veren (ama yetkisi olmayan) kişi başkası olabilir. Yanlış kişiye dava açarsanız “husumet yokluğu” nedeniyle dava reddedilir. Taşınmazı o an fiilen kim işgal ediyorsa davalı olarak o gösterilmelidir.

El Atmanın Önlenmesi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

1. El Atmanın Önlenmesi Davası Nerede Açılır?

El atmanın önlenmesi (müdahalenin men’i) davasında yetkili mahkeme, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir. Görevli mahkeme ise davanın değerine bakılmaksızın Asliye Hukuk Mahkemesi‘dir. Eğer dava sadece zilyetliğin korunmasına ilişkin Sulh Hukuk Mahkemesi görevli olabilir.

2. El Atma Davası Ne Kadar Sürer?

Bu davalar; taşınmaz başında keşif yapılması, bilirkişi raporlarının hazırlanması ve tebligat süreçleri nedeniyle ortalama 12 ila 24 ay arasında sonuçlanmaktadır. Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) aşaması bu süreyi uzatabilmektedir.

3. El Atmanın Önlenmesi Davasında Dava Değeri Nasıl Belirlenir?

Dava değeri, müdahale edilen taşınmazın veya müdahale edilen kısmın (örneğin haksız işgal edilen 100 m²’lik alanın) piyasa rayiç değeri üzerinden belirlenir. Eğer dava ile birlikte ecrimisil (tazminat) de talep ediliyorsa, bu miktar dava değerine eklenir.

4. Belediye veya Devlet Arazime El Koyduysa Ne Yapmalıyım?

İdarenin usulüne uygun kamulaştırma yapmadan taşınmazınızı kullanması “Kamulaştırmasız El Atma”dır. Bu durumda idareye karşı El Atmanın Önlenmesi davası açabileceğiniz gibi, taşınmazın mülkiyetini idareye devrederek Bedel Tahsili (Tazminat) davası da açabilirsiniz.

5. Kiracıya Karşı El Atmanın Önlenmesi Davası Açılabilir mi?

Kira sözleşmesi devam ederken bu dava açılamaz. Ancak kira sözleşmesi haklı bir sebeple sona ermişse ve kiracı tahliye kararına rağmen taşınmazı boşaltmıyorsa, haksız işgalci konumuna düşeceği için el atmanın önlenmesi davası açılabilir.

6. Dava Açmak İçin Zamanaşımı Süresi Var mıdır?

Hayır. El atmanın önlenmesi davası mülkiyet hakkına dayandığı için herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi değildir. Müdahale devam ettiği sürece her zaman açılabilir. Ancak ecrimisil (tazminat) talebi geriye dönük 5 yıllık zamanaşımına tabidir.

Bu içerik hazırlanırken yararlanılan kaynaklar:

  • T.C. Anayasası Madde 35 
  • 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu Madde 683, 688, 701, 702, 703, 737 ve 995 
  • 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 2 ve 12 634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu Madde 18, 33 ve Ek Madde 1 
  • 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu 
  • 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu Madde 49 
  • 7445 Sayılı Kanun (Arabuluculuk Düzenlemeleri)

Yasal Uyarı!

Web sayfamızda yayınlanan tüm makale ve içeriklerin telif hakları Av. Öncü ÖZBAY’a aittir. Söz konusu içeriklerin izinsiz kopyalanması ya da özetlenerek kullanılması durumunda yasal yollara başvurulacaktır.

Bir yorum yazın
E-mail adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar işaretlenmiştir *