HİZMET TESPİTİ DAVASI NEDİR? ŞARTLARI NELERDİR?

HİZMET TESPİTİ DAVASI NEDİR? ŞARTLARI NELERDİR?

1.Hizmet Tespiti Davası Nedir?

Hizmet tespiti davası, sosyal güvenlik kurumuna hizmet süreleri hiç veya eksik bildirilen, sürekli çalışmasına rağmen işe giriş çıkış yaptırılan, SGK girişleri geç yaptırılan veya sigortasız çalıştırılan işçilerin işverene karşı açacağı iş davası türüdür. Hizmet tespit davalarında sigortalı ile işveren arasındaki ilişkinin eser sözleşmesi veya vekalet sözleşmesi değil de hizmet sözleşmesi ilişkisi olmasına dikkat edilmektedir. Primi ödenmeyen süreler “hizmet tespiti” adı verilen işveren ve Sosyal Sigortalar Kurumu (Sosyal Güvenlik Kurumu) aleyhine işçi veya hak sahipleri tarafından iş mahkemesine açılan dava sonucunda belirlenmektedir. İşveren ve Sosyal Güvenlik Kurumuna karşı birlikte açılmayıp, bunlardan birinin yokluğu halinde açılıp, alınacak kararların infazı sonuç doğurmaz. Zira işveren ile birlikte denetim görevini yerine getirmeyen Sosyal Güvenlik (Sigortalar) Kurumu, işçinin alacağı ilam ile mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayılarını dikkate alarak işverenden primleri tahsil edebilir. 5510 sayılı Kanun’un 86. maddesinin dokuzuncu fıkrasına göre; “Aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak, alacakları ilâm ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları dikkate alınır.”

İşçinin ölümü halinde iştirak halinde mirasçılar söz konusu olur. Bu durumda, tüm mirasçıların davaya dâhil edilmesi gerekmektedir. Hizmet tespitine yönelik bu tür davalar kamu düzenine ilişkin olup, murisin davalı işverene ait işyerindeki çalışması nedeniyle düzenlenen belge ve kayıtlar ile ücret ödenmesine ilişkin belgeler getirilmeli, murisin imzasını taşıyan belgelerdeki sürelere itibar edilmelidir.

Dava dilekçesinde hizmet süresi ve ücret miktarı belirtilmelidir. Mahkeme kararında hangi ücret düzeyinde tespit yapılmış ise, bunun sonucunda primler işverenden tahsil edilmektedir. Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmediği veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını, hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınarak tespit edilecektir. 5510 sayılı kanunda aylık prim ve hizmet belgesi işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları kurumca tespit edilmeyen sigortalıların, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak, alacakları ilam ile ispatlamaları halinde, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları dikkate alınacağı yolunda kural öngörülmüştür. 

2.Hizmet Tespiti Davasında Davacı Kimdir?

Hizmet tespiti davasında davacı, 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 4/a(1) maddesi kapsamında işçi sıfatına haiz kişidir. İşçinin vefat etmiş olması halinde ise, mirasçıları hizmet tespit davasını hak düşürücü süre içerisinde açma hakkına sahiplerdir.

3.Hizmet Tespiti Davası Kime Karşı Açılır?

Hizmet tespiti davalarında sadece işveren davalı olarak gösterilecek, Sosyal Güvenlik Kurumu’na dava re’sen ihbar edilecektir. Kurum ihbar üzerine fer’i müdahil olarak davaya katılacaktır.

4.Hizmet Tespiti Davasında Görevli ve Yetki Mahkeme Neresidir?

5510 sayılı Kanun’un 86. maddesinin dokuzuncu fıkrasında yer verilen açık hüküm gereğince hizmet tespit davalarının incelenmesinde görevli mahkeme İş Mahkemeleridir. İş mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde ise görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir.

5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 5. maddesine göre; iş mahkemelerinde açılacak her dava, açıldığı tarihte dava olunanın ikametgahı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği gibi, işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede de bakılabilir. Bunlara aykırı sözleşmeler geçerli sayılmaz. SGK aleyhine açılan davalarda yetkili mahkeme, Sosyal Güvenlik İl Müdürlüklerinin bulunduğu yer iş mahkemesidir.

5.Hizmet Tespiti Davasında Zamanaşımı Var Mı?

Hizmet tespiti davası zamanaşımı, istisnaları, 10 yıl, gibi sorulara bu başlık altında cevap veriyoruz. 5510 sayılı Kanun’un 86. maddesinin dokuzuncu fıkrasına göre, aylık prim ve hizmet belgesi işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak, alacakları ilâm ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları dikkate alınır. Kanun hükmünden de anlaşılacağı üzere hizmet tespit davalarının açılabilmesine ilişkin olarak hizmetlerin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıllık bir süre öngörülmüştür. Söz konusu beş yıllık süre hak düşürücü bir süredir.

Söz konusu beş yıllık süre, zamanaşımı süresi olmayıp hak düşürücü bir süre olduğundan davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi hakim tarafından da resen dikkate alınır. Sigortalı ölmüşse murisin hak sahiplerinin hizmet tespit davasına dair hak düşürücü süresi murisin ölüm tarihinden itibaren başlar.

6.Hizmet Tespiti Davasının Şartları Nelerdir?

Hizmet tespit davası açılabilmesi için gerekli şartlar şunlardır:

  • Öncelikle işçinin iş görme borcunu yerine getirmesi gerekmektedir.
  • İşçiyle işveren arasında hizmet sözleşmesi olması gerekmektedir.
  • İşçinin sigortasız çalıştırıldığının veya sigorta primlerinin eksik ödendiği durumunun SGK tarafından daha öncesinden tespit edilmemiş olması gerekmektedir.
  • İleri sürülen çalışmaların geçtiği kapsamda olan veya kapsama alınması mümkün bir işyeri bulunması gerekmektedir.
  • İşverence aylık sigorta bildirgeleri ile dört aylık dönem bordroları verilmemesi gerekmektedir.
  • Davanın, hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıllık hak düşürücü sürede açılması şarttır.
7.Hizmet Tespiti Davasında Neler Delil Olabilir?

Hizmet tespiti davasında deliller yazılı olabileceği gibi sözlü de olabilir. Tanık beyanlarının dışında işyeri ile alakalı bulunan veya işveren tarafından işin yürütülmesine esas teşkil eden ya da iddia sahibinin söz konusu işyerinde çalıştığını gösteren her türlü yazılı belge ve evrak da mahkemeye delil olarak sunulabilecektir. Söz konusu belgelerin sonradan düzenlenebilir nitelikte olmaması mahkeme kararlarında önem arzetmektedir. Mahkemeler tarafından en fazla itibar edilen yazılı belgeler; ücret bordroları, ücret hesap pusulaları, gelir ve gider belgeleri, yasal defter kayıtları, özlük dosyaları ve sözleşmelerdir. Ayrıca noter veya kamu kurumlarınca onaylanmış veya düzenlenmiş olan her türlü belge de mahkemelerce önemli delil olarak kabul edilmektedir.

8. 1 (Bir) Günlük Sigorta Başlangıcının Tespiti Davası Nedir?

Sosyal güvenlik hukuku kapsamında kişinin sigorta haklarından faydalanabilmesi ve yükümlülüklerini yerine getirebilmesi için Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının sigorta ilişkisinden haberdar olması gerekir. İşverenin ya da çalışanların en önemli sorumlulukları arasında sigortalılığı bildirme yükümlülüğü bulunmaktadır. Sigortalılığın değerlendirilmesinde, taraflar arasında sadece bir hizmet akdinin bulunması yeterli değildir. Eylemli ve gerçek çalışmanın varlığı gereklidir. Fiili çalışmanın bulunmadığı bir hizmet akdi sigortalılık için yeterli değildir. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına göre de; hizmet tespitinde 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasasının 2 ve 6. maddelerinde açıkça belirlendiği üzere; sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığı zorunludur. Eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça, hizmet akdine dayanılarak sigortalılıktan söz edilemez.

Sigorta başlangıç tarihi; sigortalının ilk kez çalışmaya başladığı tarihtir. Kurum kayıtlarına geçen ilk işe giriş bildirgesinde sigortalının ilk işe başlama tarihi yazılı olup, işte bu tarih sigortalı açısından sigortalılık başlangıç tarihi anlamına gelmektedir. 1 günlük hizmet tespit davası veya ilk işe giriş tarihi tespiti gibi konular burada çok önemli olmaktadır. Emeklilik gibi durumlarda önem arz eden ilk kez çalışmaya başlanan tarih prim ödemesi yapılmadığından sigorta başlangıç tarihinin yeniden tespiti gerekir.

Sigortalı işe giriş bildirgesi kurum kayıtlarına girmiş olmasına rağmen sigortalının ilk kez çalışmaya başladığı güne ait hizmetin kuruma bildirilmemesinden kaynaklanan ve aylık bağlama koşullarını doğrudan etkileyen bir dava türüdür. Sigortalının bu davayı açmaktaki amacı sigortalılık başlangıç tarihini ilk işe giriş bildirgesinin üzerinde yazılı olan çalışma tarihine götürmektir. Sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davası 1 günlük hizmet tespiti davası olarak da adlandırılmakta ve bu nedenle özü itibariyle hizmet tespiti davasının bir türü olarak kabul edilmektedir.

9.Kısmi Çalışanlar Açısından Hizmet Tespiti Davası

Kısmi çalışmalar, tam gün çalışmayı gerektirmeyen, bir veya birkaç saat içerisinde görülmesi gereken işlerdir. Böyle durumlarda, çalışılan günlük zamana dilimi esas alınarak sonuca gidilmelidir. Bazı konut kapıcılık hizmetleri, saat başı üzerinden verilen kurs öğretmenliği, serbest meslek işleri, rasat ölçümleri bu tür işlerden olup, görülen işin niteliği, zaman dilimi, ödenen ücret dikkate alınarak aylık kaç tam güne geleceği belirlenerek hizmet tespiti yapılmalıdır.

10. 18 Yaş Altı Kişiler Açısından Hizmet Tespiti Davası

Uygulamada 18 yaşın altında geçen çalışmalar da hizmet tespit davasına konu olmaktadır. Küçüğün 18 yaşın altında çalışması, salt yaş küçüklüğü nedeniyle, iş sözleşmesini geçersiz sayılamaz ise de, çalışmaların çıraklık sözleşmesi hükümlerine göre yapılıp yapılmadığı araştırılmalıdır. Görülen işin niteliği, kapsamı, günlük çalışma süresi göz önünde tutularak, gerçekten bu yaşlarda iddia edilen işin görülüp görülemeyeceği de dikkate alınarak bir karar verilmelidir.

11.Kamu Çalışanları Açısından Hizmet Tespiti Davası

Özel sektör işyerlerinde geçen çalışmaların hizmet tespiti davasına konu olduğu gibi, kamu işyerlerinde geçen sigortasız sürelere ilişkin tespit davaları da açılmaktadır. Bu tür davalarda istemlerin kanıtlanması yolunda resmi kayıt ve belgelerin varlığının aranması gerekir. Kamu kuruluşlarında; sigortasız işçi çalıştırılması, mevzuatın yeterince bilinmemesi veya bildirimde ihmal veya kaynakların yetersiz oluşu gibi nedenlerden kaynaklanmaktadır. Bu nedenlerle; öncelikle kamu işyerleri kayıtları incelenmeli, sigortalının işe giriş çıkış tarihleri belirlenmeli, atama veya görevlendirme ile ilgili karar ve belgeler toplanmalıdır. Diğer taraftan, ücret ödemelerine ilişkin bordro ve kayıtlar araştırılmalı, çalışma ile ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar da; bunlara dayandırılmalıdır. Fakat çalışmanın ilişkin olduğu dönemlerde; kamu işyeri kayıtlarının imha edilmesi, yangın, sel veya tabi afetlerle faydalanılamaz hale gelmesi, köy idarelerinde sıkça görüldüğü üzere, kayıtlarının tutulmaması gibi nedenlerin varlığı halinde, yetkili kişilerin tanıklığına başvurulmalı ve kayıtlara geçirilmeme nedeni üzerinde durulmalıdır. Kamu işyerlerindeki çalışmalarda, öncelikle, işyeri kayıtları ve diğer beyyine başlangıcı niteliğindeki belgeler; aranmalı, zorunlu hallerde, kamusal niteliği olanların bilgileri ile sonuca ulaşılmalıdır. Salt tanık sözleriyle sonuca gidilmesi doğru olmayacaktır.

12. Hizmet Tespiti Davasının Sonuçları Nelerdir?

Hizmet tespit davası, kişinin lehine sonuçlanırsa, işçinin talep ettiği yıllar içerisindeki sigorta primleri ve bu dönemde işleyen yasal faiz de, işveren tarafından işçiye ödenir. İşveren aynı zamanda bu dönem içerisinde vergi dairesine ödenmeyen gelir vergisini de ödemek zorundadır. SGK ve vergi dairesi söz konusu dönem için işverene ceza kesebilir. Ceza verilmesi halinde işveren bu cezayı da ödemekle yükümlü olacaktır.

Yukarıda yazılı bilgiler yalnızca konular hakkında kısa ve öz bilgilendirme yapmak amacıyla paylaşılmıştır. Her somut olayın kendi içerisinde ayrıca değerlendirilmesi gerektiğinden, hukuki danışmanlık almak istediğiniz konularda hak kaybı yaşamamak adına alanında yetkin bir avukattan yardım almanızı tavsiye eder, Denge Hukuk Ofisi olarak kapımızın her zaman açık olduğunu bilmenizi ister, sağlıklı günler dileriz.

BİR YORUM YAZIN X
Güvenlik Doğrulamasını Geçiniz
Yazıcı Görünümü Facebook Twitter Google+ Pinterest LinkedIn Blogger Email